Tarih

Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi

Bu makalemizde Osmanlı Devleti'nin Gerileme Dönemi hakkında siz değerli okuyucularımıza bilgiler aktaracağız.

Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi hakkında bilgiler;

Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi

Karlofça ve İstanbul Anlaşmaları ile Osmanlı Devleti toprak kaybetmeye ve güçten düşmeye başlamıştı. II. Mustafa’nın da savaştan sonra devlet işleri ile alakadar olmaması devlet düzenini işlevsiz hale getirmişti. 1703 yılında Edirne vakası ile II. Mustafa tahttan indirilerek yerine kardeşi III. Ahmed tahta çıkarıldı.

III. Ahmed Dönemi (1703-1730)

Ağabeyi II. Mustafa’nın yerine tahta çıkan III. Ahmed’in saltanatının ilk yıllarında yönetime egemen olan zorbalar 1707 iktidardan uzaklaştırıldı.

1709 yılında Ruslardan kaçan İsveç Kralı Demirbaş Şarl Osmanlı’ya sığındı devam eden süreçte Osmanlı ile Rusya arasında Prut Harbi patlak verdi. Prut Harbi 1711 yılına kadar sürdü ve Rusları mağlup eden Baltacı Mehmed Paşa yeniçerilere güvenemediği için Ruslarla Prut Barışını imzalayarak Karlofça Anlaşması ile kaybedilen Azak Kalesi geri alındı. İsveç Kralının ülkesine dönemsine izin verilirken Rusya’nın İstanbul da sürekli elçi bulundurma hakkı elinden alındı. Prut Anlaşması ile Osmanlı devlet adamları kaybedilen toprakların geri alınabileceği ümidine kapıldı. Savaş sonrası Baltacı Mehmed Paşa muhaliflerinin iftiraları sonu azledilerek Limni adasına sürüldü.

Venedikliler Osmanlı hac gemilerine saldırınca ve Mora halkı Venedik zulmüne karşı Osmanlıdan yardım isteyince Osmanlı Devleti Venedik üzerine sefere çıkarak 1715 yılında Mora Yarım adasını geri aldı. Böylece Karlofça Anlaşmasının getirmiş olduğu kayıpların bir kısmı telafi edildi.

Osmanlı Devleti’nin Rusya ve Venedik’e karşı kazandığı başarılardan rahatsız olan Avusturya Karlofça Anlaşmasının çiğnendiğini ileri sürerek Osmanlı Devletine savaş açtı. 1715 yılında başlayan savaşta üstün durumda olan Osmanlı 1716 yılında Silahtar Ali Paşa şehit olunca Osmanlı ordusu geriledi ve yenildi 1718 yılında imzalanan Pasarofça Anlaşması ile Osmanlı Devleti savaştan çekildiği gibi bazı topraklarını da Avusturya ve Venedik’e bırakmak zorunda kaldı. Böylece kaybedilen toprakların geri alınamayacağı fikri kuvvetlenmiş oldu.

Lale Devri (1718-1731)

Pasarofça anlaşmasından sonra Osmanlı Devleti Avrupa’nın gerisinde olduğunu kabul etmiş ve yenileşme hareketlerine girişmiştir. Lale Devri olarak adlandırılan bu dönem de Osmanlı Devleti kültür, sanat ve teşkilat bakımından ilerlemeler kaydetmişti. Bu dönem de ilk kez resmi matbaa getirilmiş ve dini kitaplar hariç kitaplar basılmaya başlanmıştır. Bu dönemde kütüphaneler de yaptırılarak kültürel faaliyetler artmış ve ilk kez çiçek aşısı uygulanmıştır. Avrupa’ya gönderilen Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi Avrupa da elçilik yaparken raporlar tutmuş ve bunu Osmanlı Devletine arz etmiştir.

Patrona Halil İsyanı (1730-1731)

Lale Devrinin getirmiş olduğu refah ortamının yanında devlet adamlarının lüks ve israf içinde yaşaması ve sarayların ve köşklerin yapılması halkı huzursuz etmişti. Öte yandan 1723 yılında İran ile yapılan savaşta başlangıçta üstün durumda olan Osmanlı ordusunun yenilgiye uğraması halkı son derece kızdırmıştı. 1727 yılında İran ile Geçici Hamedan Barışı imzalanmış ve 1730 yılında İran üzerine sefere çıkma kararı alan III. Ahmed sefere gitmek için yola çıktığında isyan çıktığı haberini alınca savaşa gitmekten vazgeçmek zorunda kalmıştı.

28 Eylül 1730 tarihinde Patrona Halil adında Arnavut asıllı eski bir yeniçeri halkı etrafında toplayarak isyan çıkardı ve Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa,  Kaymak Mustafa Paşa ve Saray Kethüdası Mehmed Paşa ile Şeyhülislam’ın kendilerine teslim edilmesini istediler.

Şeyhülislam’ın idam edilmesinin dinen caiz olmadığı fetvası ile Şeyhülislam kurtarıldı ancak diğer kişilerin kendilerine teslim edilmesinden vazgeçmediler bu durum karşısında III. Ahmed bu kişileri idam ettirerek cesetlerini asilere gönderdi. Ancak sakinleşmeyen isyancılar bu sefer III. Ahmed’in tahttan çekilmesini istediler bunun üzerine III. Ahmed tahttan yeğeni I. Mahmud adına feragat etmek zorunda kaldı. I. Mahmud tahta çıktıktan sonra Patrona Halil padişaha liste vererek listedeki isimlerin yazılı makamlara getirilmesini istedi. I. Mahmud eli mahkûm kabul etmek zorunda kaldı. Patrona Halil canı sıkıldıkça yeni atamalar yaptırıyor ve Lale Devrinde yapılan binaları talan ediyordu.

I.Mahmud Patrona’nın göreve getirttiği adamları alıp yerlerine işin ehli padişaha sadık adamları getirmenin çarelerini araştırdı ve bazılarını fark ettirmeden önemli yerlere getirtti. Patrona Halil’e haber gönderen I. Mahmud kendisine Rumeli Beylerbeyliği rütbesini verdiğini bu yüzden hilat giydirmek ve İran ile yapılacak savaşı konuşmak için saraya çağırdı.

Saraya vardığında padişahın kendisini Revan Köşkünde beklediği söylenince Revan Köşküne giden Patrona Halil içeriye alındığında padişahı bulamamıştı. Çünkü padişah Patrona’ya tuzak kurup onu öldürtmüştü. Ardından öteki baş zorbalar da hilat giydirme bahanesi ile içeri alınarak öldürüldü ve cesetleri saraydan öküz arabaları ile çıkarılarak asilerin önlerine atıldı.

Böylece asilerin sesi bir müddet kesildiyse de 1731 yılı başlarında tekrar ayaklandılar her ayaklanmaları bastırıldı ancak I. Mahmud son ayaklanma da sancak açıp halkı etrafına topladı ve isyancıların üzerine yürüyerek 3.000 kadar isyancıyı öldürttü. Yakalananlar da sürgüne gönderildi. Böylelikle I. Mahmud kaybedilen devlet otoriesini yeniden kuvvetlendirdi.

I. Mahmud döneminde İran ile sorunlar devam etmiş ve savaşlar yapılmıştır. 1731 yılında Kirmanşah, Urmiye ve Tebriz Osmanlı kuvvetlerince ele geçirilince İran barış istemek zorunda kaldı ve 1732 yılında Ahmed Paşa Anlaşması imzalanarak barış yapıldı. İki devlet arasında toprak paylaşımı yapıldı ancak bu paylaşımdan hoşlanmayan İran 1733 yılında tekrar Osmanlı Devletine savaş açtı ve 1735 yılına kadar süren savaş Arpaçay Muharebesi ile İran tarafından kazanılarak Kafkasya da bulunan bazı topraklar İran tarafından alındı.

1736 yılında Osmanlı Devletinin İran ile savaşmasını fırsat bilen Avusturya ve Rusya Osmanlı Devletine savaş açtı. Bu savaşta Osmanlı Devleti ile İsveç ile ittifak yaptı bu savaş üç yıl sürdü ve Osmanlı ordusu yer, yer zaferler kazandı. Fransa arabuluculuk yaparak bu devletler arasında anlaşma yapılmasını sağladı. 1739 yılında Belgrat Anlaşması imzalandı bu anlaşma ile Osmanlı Devleti Pasarofça Anlaşması ile Avusturya’ya kaptırdığı topraklarını geri aldı.

Rusya Azak Kalesini yıkılmak ve Karadeniz de donanma bulundurmamak şartıyla aldı. Belgrat Anlaşması Osmanlı Devletinin batı da imzaladığı son kazançlı anlaşma olup batıya açılan kapısı olan Belgrat’ı geri almış oldu. Belgrat Anlaşmasının imzalanmasında arabuluculuk yapan Fransa’ya da Kanuni Sultan Süleyman döneminde hükümdarların hayat kaldığı süre boyunca geçerli olan kapitülasyonlar 1740 yılında sürekli hale getirildi.

1742 yılında İran şahı Nadir Şah Osmanlı Devletine tekrar savaş açtı 1746 yılına kadar devam eden bu savaşta Nadir Şah Osmanlı Devleti ile baş edemeyeceğini anlayınca barış istemek zorunda kaldı ve Kasrışirin Anlaşması esas alınarak barış yapıldı.

I. Mahmud Dönemi Sonrası

I.Mahmud 1754 yılında vefat edince yerine hanedanın en büyük erkek evladı olan III. Osman tahta çıktı. III. Osman’ın saltanatı üç yıl sürdü ve bu dönem de dışa kapalı bir siyaset izlendi. 1757 yılında III. Osman ölünce yerine III. Ahmed’in oğlu III. Mustafa tahta çıktı. III. Mustafa döneminde Mühendishane-i Berri Hümayun ve Mühendishane-i Bahri Hümayun kurularak deniz ve ara ordusu güçlendirilmeye çalışıldı.

1768 yılında da Rusya kendisinden kaçan Lehlileri takip bahanesi ile Osmanlı topraklarına girip yağma yapınca Osmanlı Devleti ile Rusya arasında savaş çıktı. 1770 yılında Ruslar Osmanlı Devletinin Çeşme limanına baskın yaparak Osmanlı donanmasını yaktı. 1772 yılında Rusya Osmanlı Devletine ateşkes şartlarını sundu ancak ateşkes şartları çok ağır olduğundan savaş tekrar başladı. Savaşın son demlerinin yaşandığı 1774 yılında III. Mustafa öldü yerine ve I. Abdülhamid tahta çıktı. I. Abdülhamid tahta çıktıktan sonra yeniçeriler cülus bahşişi istediler ancak hazinede para olmadığı için I. Abdülhamid bahşiş vermedi ve cülus bahşişini kaldırdı.

Birkaç ay sonra da Rusya ile Küçük Kaynarca Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma ile Kırım’a bağımsızlık verilmiş, Ruslara Osmanlı Devletinde yaşayan Ortodoksları himaye etme ve buna bağlı olarak Ruslara elçilikler ve konsolosluklar açma hakkı tanındı. Öte yandan Osmanlı Devleti savaş tazminatı ödemek ve bazı topraklarını Rusya’ya bırakmak zorunda kaldı.

Küçük Kaynarca Anlaşması Osmanlı Devletinin Karlofça Anlaşmasından sonra imzaladığı en ağır şartlı anlaşma olup halkı Türk ve Müslüman olan Kırım elden çıkmıştır. Osmanlı Devleti Kırım hanlarının dini bakımdan Osmanlı halifesine bağlı kalma şartını kabul ettirerek Kırım ile olan bağlarını devam ettirmeye çalışmıştır. Bu anlaşma ile Osmanlı padişahı ilk kez halifelik unvanını siyasi anlamda kullanmış oldu.

Küçük Kaynarca Anlaşmasından sonra 1775 yılında Osmanlı Devleti İran ile karı karşıya kaldı. İran da hüküm süren Kaçar Hanedanı rakibi olan Zend Hanedanı Basra’yı kuşatınca Osmanlı Devleti ile İran arasında savaş patlak verdi. Bu savaş 1779 yılına kadar devam etti. Ancak bu savaşta her iki tarafta birbirine karşı üstünlük sağlayamadığı gibi boş yere güç kaybettiler. Aynı yıllar da Osmanlı Devleti Kırımdan çekildikten sonra Kırım hanları Osmanlı ve Rus yanlıları olmak üzere ikiye ayrıldı. Rusya Kırıma müdahale edince Osmanlı Devleti araya girdi ve Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Aynalıkavak Tenkihnamesi imzalandı. Bu tenkihname ile Rusya Kırımdan kuvvetlerini çekti.

Osmanlı Devleti de Rus yanlısı olan Kırım Hanı Şahin Giray’ın hanlığını onayladı. Kırım hanından memnun olmayan Kırım halkı ayaklandı bunun üzerine Şahin Giray Rus kuvvetlerini Kırım’a davet edince Kırım ani bir Rus işgaline uğradı ve 1783 yılında Rusya’ya bağlandı.

Osmanlı Devleti Kırım’ı geri alabilmek için 1787 yılında Rusya ile savaşa girdi. Aynı yıl Avusturya da Osmanlıya karşı savaşa girdi. Savaş devam ederken 1789 yılında I. Abdülhamid vefat etti ve yerine III. Selim tahta çıktı. Bundan sonra ki dönem de Osmanlı Devletinde uzunca sürecek olan bir yenileme dönemi başlamış ancak gerilemeye engel olunamamıştır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu