KimdirTarih

I. Mahmud Kimdir?

II. Mustafa’nın oğlu Osmanlı Devletinin 24. padişahı olan I. Mahmud'un hayatı hakkında sizlere bilgiler vereceğiz.

I. Mahmud Kimdir, I. Mahmud’un Hayatı, I. Mahmud dönemi önemi ve I. Mahmud hakkında daha fazla bilgiye bu makaleden sahip olabilirsiniz.

Hayatı

I. Mahmud 1696 yılında II. Mustafa ile Saliha Sultan’ın oğlu olarak dünyaya geldi. Şehzadeliğinde babası II. Mustafa’nın hocası olan Şeyhülislam Feyzullah Efendiden dersler aldı. Amcası III. Ahmed’in 1730 yılında Patrona Halil İsyanı ile tahttan indirilmesi üzerine tahta çıktı III. Ahmed ve yedi oğlu birden I. Mahmud’a biat ederek padişahlığını tanıdı.

I. Mahmud tahta çıktıktan sonra ilk iş olarak Patrona Halil İsyanını bastırıp devlet otoritesini yeniden tesis etmek için çareler aramaya başladı fakat padişah böyle bir ortam da eli bağlı olduğundan Patrona Halil’in isteklerine boyun eğmek zorunda kaldı ve Patrona Halil’in istediği adamları istediği makamları verdi fakat Patrona Halil haksız isteklerini daha da arttırdı.

I. Mahmud Patrona Halil ve yandaşlarına fark ettirmeden bazı önemli makamlara kendi adamlarını getirtti ve Patrona Halil’e Rumeli Beylerbeyliği rütbesini vererek kendisini hilat giydirme bahanesi ile saraya davet etti. Patrona Halil ve yandaşları hilat giymek için saraya geldiğinde birer birer içeri alınarak öldürüldü ve isyancıların ele başları bertaraf edildi. Fakat Patrona Halil’in taraftarları birkaç kez isyan girişiminde bulundu. I. Mahmud isyancılara fırsat vermediyse de isyancılar vazgeçmeyince At Meydanına Sancak-ı Şerif’i dikerek halkı etrafında topladı ve isyancılar ortadan kaldırıldı. Böylece 1731 yılı başlarında I. Mahmud İstanbul da otoriteyi ve huzuru yeniden sağladı.

I. Mahmud Dönemi Kronolojisi hakkında detaylı bilgi almak için bu yazımıza göz atabilirsiniz.

İran İle Yapılan Savaşlar

I. Mahmud Patrona Halil İsyanını bastırdıktan sonra İran ile savaşlar patlak vermeye başladı. 1730 yılında İran ile başlayan savaşlar iki yıl devam etti. Sonunda Osmanlılar ile İran arasında 1732 yılında Ahmed Paşa Anlaşması imzalandı. İki devlet arasındaki sınırlar Kasrı Şirin Anlaşması esas alınarak belirlendi Kafkasya toprakları Osmanlıya batı Azerbaycan da İran’a bırakıldıysa da Osmanlı Devleti paylaşımdan memnun kalmamıştı. 1733 yılında İran da Safevi Hanedanının iktidarına son veren Nadir Şah Osmanlı Devletine kaptırılan toprakları geri almak için harekete geçti ve 1735 yılında yapılan Arpaçay Savaşında Osmanlı kuvvetlerini bozguna uğratarak Gence, Revan ve Tiflis’i geri aldı.

Avusturya ve Rusya ile Yapılan Savaşlar

İran ile yapılan savaşlardan yararlanan Rusya ve Avusturya 1736 yılında Osmanlı Devletine savaş açtı. Avusturya ve Rusya kuvvetleri Osmanlılara karşı başlangıçta galipken Hekimoğlu Ali Paşa Avusturya üzerine gönderilince Avusturya kuvvetleri bozguna uğradı Rus kuvvetlerinin de bozgunlar yaşaması üzerine Fransa ara buluculuk yaparak barış yapılmasını sağladı. 1739 yılında Belgrad Anlaşması imzalandı bu anlaşma ile;

  • Avusturya Temeşvar hariç Pasarofça Anlaşması ile aldığı yerleri geri verdi.
  • Rus kuvvetleri Kırımdan çekildi.
  • Azak Kalesi yıkılarak etrafı boşaltıldı.
  • Rusya Karadeniz de savaş ve ticaret gemileri bulundurmamayı kabul etti.

Belgrad Anlaşması ile Osmanlı Devleti Avrupaya açılan kapı olan Belgrad’ı geri almış ve Belgrad Anlaşması Osmanlı Devleti’nin Batı da imzaladığı son kazançlı anlaşma olmuştur. Anlaşmanın yapılmasında yardımı olan Fransaya da Kanuni Sultan Süleyman zamanında verilen ayrıcalıklar 1740 yılında sürekli hale getirilmiştir. Bu durum da Osmanlı ekonomisi olumsuz etkilenmiştir.

I. Mahmud döneminde Batı da bu gelişmeler yaşandıktan sonra I. Mahmud tekrar İran üzerine yöneldi. 1742 yılında başlayan Osmanlı İran savaşları 1746 yılına kadar devam etti. 1746 yılında yapılan Kerden Anlaşması ile savaş sona erdi ve Kasrı Şirin Anlaşmasında belirlenen sınırlara dönüldü.

I. Mahmud Patrona Halil İsyanı ile kesintiye uğrayan yenileşme hareketlerine yeniden başlamış çekingen bir üslup takınarak ıslahatlara devam etmişti. Humbaracı Ahmed Paşa öncülüğünde Humbara Ocağını güçlendirmişti. I. Mahmud mimari çalışmalara da devam etmiştir. Bir çok kütüphane yaptırmıştır. Bunun yanında külliye, cami, sebil ve tekke de yaptırmıştır. I. Mahmud’un sekiz eşi olmasına rağmen çocukları olmamıştır.

Kişiliği

I. Mahmud zeki, anlayışlı, lütufkar bir padişah olarak tanınırdı. Sebkati mahlası ile şiirler de yazmıştır. olayları takip edip devlet adamları ile istişare ettikten sonra karar veri acleci davranmazdı.

Ölümü

I. Mahmud rahatsızlığı artmasına rağmen 1754 yılında Cuma selamlığına çıktı. Cuma selamlığında dönerken rahatsızlığı iyice arttı ve at sırtında vefat etti. Cenazesi babası II. Mustafa’nın yanına defnedildi.

Eşleri

  • Hatem Başkadın
  • Ayşe Başkadın
  • Hatice Rami Kadın
  • Alicenab Kadın
  • Verdinaz Kadın
  • Tiryal Kadın
  • Meyyase Hanım
  • Fehmi Hanım

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu